• ENERJİ BEDEN

Bilindiği üzeer Astral seyahat, fiziksel beden ile değil enerji beden ve bilinç ile yapılmaktadır. Göz ile görülen fiziksel bedenimizin haricinde enerji bedenimz olan auramız ve auramız üzerinde fiziksel beden ve auraya enerji giriş çıkışlarını sağlayan çakralar konusunu bilmekte fayda vardır.

AURA

Bütün canlı ve cansız herşeyin etrafında aura denen bir enerji tabakası vardır. Bu tabaka maruz kaldığımız tüm negatif ve pozitif enerjileri bünyesinde barındırır.

Aura minik moleküler parçalardan meydana gelen manyetik parçaların bütünüdür. Her tabakanın frekansı farklıdır. Her çakrada da frekans farklıdır. Aura yapı itibariyle gözle görülmez ve kolay kavranamazdır. Aura tabakaları birbiri içerisinde hareket eder vekesin bir çizgiyle birbirinden ayrılamazlar.

Aura parçacıklarının her biri negatif yada pozitif olarak yüklenebilme özelliğine sahiptir.

Aura parçacıkları sürekli hareket eder ve renk değiştirir. Bu yüzden standart aura rengi yoktur.

ETERİK BEDEN

Fiziksel bedenin ikizidir, fiziksel bedene yapışık ve auranın ilk katmanıdır. Fiziksel bedendeki tüm duygular eterik bedende de vardır.

Yaşam enerjisini mide çakrasıyla güneşten, kök çarka ile dünyadan alır. Bu enerjileri saklayıp çakralar üzerinde bedene akan enerji kanallarını besler. Böylece beden hücrelerindeki yaşam enerjisini kurar. Organizmadaki enerji tamamlanırsa fazla enerji auraya yayılır. Bedensel noktalardan yayılan bu enerji gördüğümüz ilk tabakayı oluşturur.

Bedeni koruyucu olarak sarar ve çevreye yaşam enerjisi salar.

Doğala uyumlu olmayan yaşam tarzı, alkol, sağlıksız beslenme, uykusuzluk gibi. Bunlarla oluşan olumsuz duygu ve düşüncelerimiz bu enerji yayılımının dengesini bozar ve bu tabakada çatlaklar oluşur.

ÇAKRALAR

Bedenimiz üzerinde, çakra ‘tekerlek’ adı verilen enerji merkezleri vardır. Bu bize, enerjinin spiral dönüşlerini hatırlatmaktadır.

Çakralar, gözle görülmeyen enerji bedenimiz üzerinde çarka benzeyen delikler halindedir. Gelen enerjileri bedenimize aktarma görevi yaparlar. Bunları, bedenimize gelen enerjilere açılan küçük birer kapı gibi düşünebiliriz. Yaşam enerjisi çakralar yolu ile beden üzerinde dolaşım sağlamaktadır.

KÖK ÇAKRA:

– Bu çakra, cinsel organla anüs arasındadır.
– Yaşam alanı:Yaşam iradesi, kendi varlığını onaylama, topraklanma, sağlam olarak ayaklarının üzerinde durma, hayatta kalma, kaçış, türünün devamını sağlama.
– Yaşam sorunu: Hayatta kalma
– Bu çakra varoluşumuzun temelini teşkil eder. Fiziğe ve yerküreye bağlar. Fiziksel faaliyetlerimiz bu çakranın nasıl çalıştığına bağlıdır.
– Kök çakra bizi maddesel özümüze doğru çeken bir güce sahiptir. Hayatta kalabilmemiz ve yaşamı devam ettirebilmemiz için gerekli enerjiyi sağlar. Blokaj durumunda korku, güvensizlik, tedirginlik yaşanır.
– Yetersiz çalışması ağrılara sebep olur ilgili organlarda aktivite kaybı olur.
– Bu çakra aynı zamanda geçmiş hayatlarımızın da kilitlerini açarak bize gizli kalmış yeteneklerimizi ve bilgeliğimizi geri kazandırır. Ayrıca bu hayatımızı gölgeleyen geçmiş hayatların olumsuz motiflerini ve acılarını silmemizi sağlar.
– Rengi kırmızı’dır.

SAKRAL ÇAKRA:

– Bu çakra, göbek deliğimizin iki parmak üstünde yer alır.
– Yaşam alanı:Duyumsallık, cinsellik, yaşama sevinci, öz duygular, heves, yaşama zevki, yakınlık, ilişki.
– Yaşam sorunu: Yaşama sevinci
– Fizik seviyede yaratıcılığın merkezidir. Pozitif çalıştığında, kendimizi iyi hissederiz. Bu çakra canlı ve dengeli ise duygularımız dengeli ve başkalarıyla ilişkilerimiz olumlu olur.
– Yeterince çalışmıyorsa kendine güvensiz, çirkin ve değersiz hissederiz. Seksüel gücü zayıf , karşı cinsle ve hemcinsleriyle iletişim kurmakta güclük çekeriz. Bu kişiler zevkleri inkar eder ve kendilerini bundan mahrum ederler. Aşırı ya da yetersiz çalışması durumunda, cinsellikte saplantılı davranışlar, hatta sapkınlığa varan eğilimlere ya da tersi frijidite yani sekse karşı ilgisizlik ve soğukluk görülebilir.
– Bu çakranın dengelenmesinde sıvı tüketimi önemlidir. Dengeli olduğunda; neşeli, dışa dönük, etkileyici olunur.
– Rengi Turuncu’dur.

MİDE ÇAKRASI:

– Bu çakra, göbek deliğimizle göğüs kafesimiz arasında yer alır.
– Yaşam alanı:İlişki yeteneği, kendi bakımını üstlenme, sezgiler, başkalarına karşı beslenen duygular, korku, karma, ayrılık.
– Yaşam sorunu: İktidar
– En temel özelliği güç ve iradedir. Bütünlüğe giden yolu birleştirir. Sosyal anlamda solar pleksus başkalarıyla olan iletişimimizi ifade eder. Değişim ve hareket bu çakrayla ilgilidir. Aynı zamanda kişinin benliğini güçlendirmesinde yardımcı olan çakradır.
– Uyumsuz çalışması halinde; eleştiriye aşırı tepki verme, kontrol etme ihtiyacı, düşük benlik değeri, özgüven eksikliği şeklinde kendini gösterir.
– Uyumlu çalışması halinde neşeli, dışa dönük, kendine saygılı, etkileyici kişilik. Bu çakranın gelişimi 14-21 yaşları arasındadır. Bu çağda gençte kendine güven ve benlik değerinin geliştiği yaştır.
– Rengi Sarı’dır.

KALP ÇAKRASI:

– Bu çakra, göğüslerin tam ortasında vücudun merkezinde bulunur. Tüm çakraların da merkezindedir.
– Yaşam alanı:Sevgi, sevgi dolu davranışlar, iyilik, açıklık, kabullenme.
– Yaşam sorunu: Sevgi
– En belirgin özelliği sevgi çakrası olmasıdır. Kalp, sevgi, aşk bu çakranın etkilediği alanlardır. Bu çakra aynı zamanda maddesel olanla, ruhani olan arasındaki köprü işlevini de üstlenir. Sanskritçe’de Anahata “iki cismin birbirine çarpmadan çıkarttıkları ses” anlamına gelir.
– Şefkati, affetmeyi, koşulsuz sevgiyi ve kendini kabul etmeyi simgeler.
– Kalp çakrasının uyumsuz çalıştığı durumlarda vücudumuzda görülebilecek fiziki rahatsızlıklar; kısa ve sık nefesler, nefes alma güçlükleri, yüksek tansiyon’dur. Psikolojik açıdansa; bağımlılık, evham, endişe, alınganlık, melankoli, yalnızlık korkusu, duygusal bağlılıktan korkma ya da aldatılma korkusu yaşanabilir.
– Kalp çakrasının uyumlu çalıştığı durumlarda kişi: empati kurabilen, arkadaş canlısı, şefkatli, başkalarını desteklemeye hevesli ve herkesteki en iyiyi görmeye yatkın olma durumundadır.
– Kalp çakrasını dengelemek için bol bol yeşil yapraklı sebze tüketmek faydalıdır.
– Rengi Yeşil’dir.

BOĞAZ ÇAKRASI:

– Bu çakra, boğazımızın üstünde köprücük kemiği ile gırtlak arasında yer alır.
– Yaşam alanı:İletişim, alışveriş, kendini ifade etme, bireysellik.
– Yaşam sorunu: Kendini gösterme
– İletişimin çakrasıdır. Kişinin kendisi ve içinde yaşadığı tüm ortamla olan ilişkisi ve iletişimidir. İletişim, ses, kendini ifade etme, konuşma ve yazma yeteneği bu çakranın etkilediği özellliklerdir.
– Boğaz çakrasının vereceği hayat dersi; kişisel ifade ve seçim yapabilme gücüdür.
– Etkisiyle değişimin ve transformasyonun mümkün olduğu çakra merkezidir.
– Uyumsuz çalıştığında, kişi kendini ifade etme sorunları yaşar. Bunun sonucunda da öfkenin biriktirildiği bölge olabilir. Uzun süreli ses kısıklıkları, konuşurken ses çatallaşması, boğaz enfeksiyonları kendini ifade etmede yetersizliğin belirtileridir.
– Boğaz çakrasının uyumlu çalıştığı durumlarda; kuvvetli ilhamlara sahip sanatçılar, güzel sesli başarılı konuşmacılar, halkla ilişkiler ve reklamcılığa yatkınlık. Yazarlığa ve sunuculuğa uygun olurlar.
– Gökyüzünü izlemek, sakin göl yada durgun su manzaraları boğaz çakrasını dengelemek için idealdir.
– Rengi parlak mavi’dir.

ÜÇÜNCÜ GÖZ ÇAKRASI

– Bu çakra, iki gözün arasında kaşların ortasında yer alır.
– Yaşam alanı:Ruhsal frekans alanında ki sezgiler, fikirler.
– Yaşam sorunu: Kendini gerçekleştirme.
– Doğaüstü yeteneklerin varlığını ve gelişimini temsil eder. Sezgiler bu merkezden etkilenir. Sezgilerimiz hayal gücümüz, durugörü için gerekli enerjiyi sağlar.
– Üçüncü gözü açık olanlar, sezgisi güçlü olanlardır. Gözlerinin görebildiğinin ötesini görürler. Duygusal zekaları çok kuvvetlidir. Telepatik yetenekleri çok gelişmiştir, bu yüzden yükselmiş varlıklarla bağlantı kurabilir ve onlardan ruhsal yardım alabilir.
– Sezgi gücü, altıncı his (durugörü) gibi duyu dışı algılamalarımızı etkileyen bu çakradır. Fiziki bedenimizde yani vücudumuzda duyu organlarını kontrol eder ve beyinle direkt bağlantılıdır.
– Üçüncü göz’ün dengesiz ve kötü çalışması halinde fiziki bedende migren, şiddetli baş ağrıları, körlük ya da görme bozuklukları, sinirsel iltihaplar ve rahatsızlıklar, beyin kanamaları, beyin tümörleri, felç olabilir.
– Bu çakranın düzenli çalışması, sezgi gücünü artırır, içten gelen sesler mesajlar haline gelir ve düşünceler gerçekleşmeye başlar.
– Rengi lacivert’tir.

TAÇ ÇAKRA:

– Bu çakra, başımızın tepesinde en orta noktada yer alır.
– Yaşam alanı:Kozmik (evrensel) bilinç, ruhsallık, birlik.
– Yaşam sorunu: Kendini tanıma-bilme.
– Diğer çakraların dengesiz ya da yetersiz çalışması durumu tepe çakra için geçerli değildir. İhtiyacımız olan hayat gücünün geldiğine inanılan bağlantı noktasıdır. Aura bedenlerini evrene ve ilahi olana bağlayan gümüş kordon, taç çakradan çıkar.
– Ruhsallığı, her şeyle birlik olma duygusunu simgeler. Aynı zamanda yuva ve evi de simgeler.
– Çakranın uyumsuz olduğu durumlarda kişi paranoyaya yakın ölüm korkusu yaşar. Ruhsallığı inkar etmeye ve kaçmaya eğilim gösterir, akıl ve mantıkla evrendeki her şeyi açıklamaya çalışır. Aşırı egosantrik bir kişiliğe sahip olabilir, sorular içinde boğuşur ve hiç birine cevap bulamaz, manik depresif bir ruh halinde olabilir, cinselliğini ifade etmede sapkın davranışlar sergileyebilir. Birileri tarafından engellenme korkusu yaşar, memnuniyet eksikliği, yıkıcı hisler,panik ve tükenmişlik duygusu, ait olamama hissi, depresyon ve migren görülür.
– Çakranın uyumlu olduğu durumlarda; Kişi bireysel egosunu bırakır ve evrensel egoyu kabullenerek her şeyle birlik olma duygusunu deneyimler. Bolluk ve sonsuz mutluluğun saf bilincinde yaşar. Kendini ruhsallığa açarak bilinçaltına tam hakimiyet kurar. Hayattaki mucizeleri deneyimler.
– Rengi menekşe mor’udur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir